Basın Açıklaması – 19.05.2014

Basına ve kamuoyuna,

Bizler, İTÜ’lü öğrenciler olarak Soma’da yaşanan işçi katliamının ardından 16 Mayıs Cuma günü,
-Alp Gürkan ve İsmet Kasapoğlu’nun Maden Mühendisliği akademi kurulundan çıkarıldığını maden fakültesi dekanı tarafından resmi açıklama ile deklare edilmesi,
-Bu işgale katılan hiç kimseye soruşturma açılmaması,
-Rektörlüğün Soma’da yaşananların kaza değil, iş cinayeti olduğunu açıklaması,
-İTÜ’de taşeron işçilerin, İTÜ öğrencilerinin, EĞİTİM-SEN’in, akademik ve idari personelinin temsilcilerinden oluşan bir taşeron izleme komisyonunun kurulması,
-İTÜ’de Soma’da yaşanan katliam ile ilgili bir inceleme komisyonu kurulması ve bu komisyona bizlerin belirleyeceği, İTÜ mensupları ve araştırmacılarının da dahil olması,
-İTÜ’nün taleplerle ilgili konuların hepsini netliğe kavuşturan kurumsal bir açıklama yapması
talepleriyle eylemimize başladık.

Soma’da yaşanan katliam karşısında duyduğumuz acıyı tarif etmek çok zor. Ancak bizler İTÜ öğrencileri olarak duygularımızı, halkımızın geleceğine ilişkin duyduğumuz sorumlulukla birleştirerek harekete geçtik. Soma’daki katliamın sorumlularından hesap sormaya İTÜ’den başladık. Katil patron Alp Gürkan’ın üniversiteyle tüm ilişkilerinin kesilmesi, kârlarını her türlü değerin ve en önemlisi insan hayatının önünde tutan kapitalistlerin üniversiteyi ve ülkeyi yöneten temel sınıfsal güç olmasına yönelik itirazımızdır.
Madencilerimizin ölümünün katliam olduğu gerçeğini kabul etmeyen, bilimin ve insanlığın gerektirdiği gerçekler yerine danışmanlığını yaptığı katil şirketi savunan zihniyet, bütün bir üniversite sisteminin sermaye tarafından tutulduğunun göstergesidir.
Nihayet İTÜ’de taşeronun kaldırılmasına yönelik talebimiz, kendi üniversitemizden başlayarak köleliğin adı olan taşeron sisteminden kurtulmak için tüm halkımıza yaptığımız bir mücadele çağrısıdır.

3 gündür sürdürdüğümüz işgal eylemimizle çağrımızı üniversite ve ülke kamuoyu ile paylaşmış bulunuyoruz. Bugüne kadar İTÜ rektörlüğü taziye mesajı yayınlamakla yetinmişti. Ancak şimdi durum farklıdır. İTÜ’nün Soma’daki katliam karşısındaki tavrını rektörlük değil Maden Fakültesi işgalinde ifadesini bulan öğrencilerin iradesi yansıtmaktadır. Bu irade Soma’daki katliamın hesabını sorma, katillerin peşini bırakmama iradesidir. Ancak işgal eylemi Soma’daki katliamın hesabını sormak için tek başına yeterli olmamıştır, mücadelenin güçlenerek devam etmesi gerekir. Taleplerimizin hayata geçirilmesi için ne verilen sözlü vaatlere, ne rektörlük tarafından yapılan kurumsal açıklamaya ne de bugüne kadar üniversite-sermaye işbirliğini her şeyin üzerinde tutan İTÜ yönetiminin iradesine bel bağlıyoruz. Taleplerimizin hayata geçmesinin güvencesi olarak Maden Fakültesi işgalinde ortaya çıkan mücadele iradesine ve üniversite emekçileriyle birlikte öğrencilerin örgütlü gücüne güveniyoruz.

Bizler İTÜ öğrencileri olarak Roboski’den, Reyhanlı’dan Soma’ya katillerin ve tüm sorumluların cezalandırılmasının takipçisi olacağız.

Bugün sona erdirdiğimiz işgal eylemi üniversite sermaye işbirliğine ve taşerona karşı savaş ilanımız için sadece bir başlangıçtır.
İşgal eylemleri tüm üniversitelere yayılarak devam etmelidir.
Taleplerimizin peşindeyiz. Soma katliamını affetmeyeceğiz, unutmayacağız. Katliamların hesabını sormak için yeni işgaller, yeni boykotlar yeni grevlerle mücadeleyi büyüteceğiz.

Bu daha başlangıç mücadeleye devam!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s